top of page

Ressam ve Yönetmen Yulia ALIZADE ile Söyleşi

Gerçekten tanınan ve saygı duyulan bir sanatçı olmak istiyorsanız PR çok önemli. Ressam veya heykeltıraş, müzisyen veya dansçı iseniz fark etmez: En önemlisi ‘sizin’ seyirci ile doğru yöntemlerle tanışmanız.


İstanbul’da doğup büyüyen, Şişli’de yaşayan Azeri Türk kökenli ressam ve kısa film yönetmeni Yulia Alizade,


Türkiye’ye büyük katkı sağlayıp kültür hayatında son birkaç yılda önemli unsurlara yer veren sanatçı.


Sanatsal filmleri yöneterek, sosyal amaçlı projeleri hayata geçirerek, sanatçılara eğitim programı fırsatları sunarak, dünyada kadın, psikoloji, insanları etkileyen olaylar, doğa konuları gibi insanları insan yapan kesitleri eserlerine objektif bakış açısı ile yansıtmaktadır.


Genelde sunduğu manifestosunu “Benim için tuval veya film olsun yeter.


İnsanları duygularla, hislerle ve kendi dünyasıyla tanıştırmak istiyorum” sözleriyle açıklıyor. Yulia Alizade, aynı zamanda PR ve sanatçılara marka danışmanlığı da yapıyor.



Resme olan ilginiz ne zaman ve nasıl başladı?

Kendimi hep çiziyor olarak hatırlıyorum. Gördüklerimi sözlerle anlatmaktansa çizmeyi tercih ederdim. Kurşun kalemi nasıl kullanacağımı bana babam öğretti. Yavaş yavaş natürmort olarak, koyulan basit cansız objeleri çizmeye başladım.


Çocukluğumda dünyanın neresinde olursak olalım annemle en güzel müzelere ve tiyatrolara gidiyorduk. Böyle kültür hayatına bakarak sanat çevresinde olmaya karar verdim. Sonra da profesyonel sanat eğitimini Moskova, Londra ve Türkiye’deki en iyi eğitim kurumlarından aldım.


Türkiye'de ressam olma konusundaki düşünceleriniz nelerdir?


Profesyonel sanatçı için önce doğuştan beyin yapısı, sonra başarı için emek, eğitim ve tabii ki şans çok önemli. Eğitimden kastım sadece mesleki bir eğitim değil. Genel kültür ve tecrübeniz de çok önemli. Nerede olursanız olun sanat yaratmak için öz güveninizin var olması çok önemli.


Türkiye, benim için hala ilham verici bir yer çünkü bu kadar benzersiz bir ülke dünyada yok. Tabii her yerin kendi özellikleri var. En önemlisi, olduğunuz yerde nefes alabilmek.



‘GIRASOLE’, ALIZADE 2022


Resimlerinizde neleri anlatıyorsunuz ve resimlerinizi yaparken nelerden ilham alıyorsunuz?


Dünyadan, insanlardan, tecrübelerimden ilham alıyorum. Sanatçı olmak, bir misyondur. O yüzden ne çizeceğimi her zaman düşünüyorum. Dünyaya olan bakış açımı, seyircilerimle paylaşmak istiyorum. Ayrıca bazı konulara daha da önem vermemiz gerekiyor: Dünyada kadın, psikoloji, insanları etkileyen olaylar, doğa konuları, insan hakları vs. Tabii ki de bunları seyircileriniz ile paylaşmak önemli.



‘Not everything seems like this’, ALIZADE 2022


İçinde bulunduğunuz sanat camiasında marka yönetimi, basınla ilişkiler ve PR gibi konuların sizce önemi nedir?


Gerçekten tanınan ve saygı duyulan bir sanatçı olmak istiyorsanız PR çok önemli. Ressam veya heykeltıraş, müzisyen veya dansçı iseniz fark etmez: En önemlisi ‘sizin’ seyirci ile doğru yöntemlerle tanışmanız. Çünkü herkes sizi sevmek zorunda değil fakat gerçekten takipçileriniz varsa bu ilham verici. Tanıtım aniden başlanmaz.


Diyecekleriniz, hangi dergide, gazete çıkacağınız, kimlerle görülmüş olacağınız hepsi çok önemli ve yıllar sonra, yaptıklarınız sizi ya dengede tutacak ya da tüm programınızı bozacaktır. Kendinizi bir sanat markası olarak görmelisiniz.


Sosyal medya platformlarında bir şeyler paylaşmak hala işe yarıyor mu?


‘Bir şey’ paylaşmak değil, düşünerek ve seçerek paylaşmak sizin varlığınızı kanıtlıyor. Fakat sosyal medya platformları artık eskisi gibi dikkat çekici değil, sanatçının kendi web sitesine odaklanması daha önemli. Sosyal profiller artık iletişim kurma aracıdır. Yani sizi orada görüp web sitenize geçmeli. Çünkü web siteniz aracılığıyla ulaşma ihtimaliniz daha yüksek.



‘FREEDOM’, ALIZADE 2021


Sizce sanat kim için ya da ne içindir?


Sanat, insanlar için etkileyici bir şeydi. Kimisi ressam olmak istiyordu, kimisi galerist olup eserleri satın almaya ihtiyaç duyuyordu. Birbirine bağlanmış bir olay bu. Bence ressam veya herhangi bir profesyonel sanatçı insanlarla bir diyalog içindedir.


Öncellikle ben satış için çizmiyorum, iletişim için yapıyorum. Yeni bir eser üstünde çalışmaya başlamadan önce kendime acaba sanatım gelecek nesillere miras olabilecek mi diye sorarım. Tuvalde bir iz bırakmak yetmiyor, en önemlisi seyircilerin aklında iz bırakmaktır.


Sizi etkileyen veya beğenerek izlediğiniz sanatçılar kimlerdir?


Ressam olarak dünya sanat şaheserlerine bakarak yetiştirildim ve Georges Braque, Paul Sezan, Nikolay Feshin, Vasiliy Kandinsy, Pablo Picasso, Leon Bakst, Mikhail Vrubel gibi sanatçılar bende iz bıraktılar.


Kendinizi hangi sanat akımına daha yakın hissediyorsunuz?


Benim sanat felseme göre ben modernistim, yani herkesten farklı yapan ve kimseye benzemeyen bir sanatçıyım. Aynı zamanda avangart stilinde çalıştığımı söyleyebilirim çünkü özel ve özgün bir stilim var.



‘WAITING’, ALIZADE 2020


Bir işin üretim süreci nasıl başlar? İşlerinizin üretim sürecini anlatır mısınız?


Her şey hissettiklerimle başlar. Ben insanları ve olayları izlemeyi seviyorum. Doğa da çok ilham verici bir şey. Sonra aklımda bir fikir beliriyor. Yeni bir eserin üstünde çalışmaya başlamadan önce kendime hep sorarım: ‘Bu eser 50 sene, 100 sene sonra değerli olacak mı?’. Ardından seçtiğim konuda kimin neler yaptığını analiz ediyorum. Bu enerjiye artık dayanamayınca çizmeye başlıyorum. Bazen birkaç gün bazen de birkaç ay sürüyor.


Geleceğe dair planlarınızdan biraz bahsedebilir misiniz?


Programım normalde 2 sene içinde hazır oluyor. Tabii istisnalar ve değişiklikler oluyor ama her şeyi organize etmek için ancak yeterli oluyor. Şuan kendi tecrübelerimi ve sahip olduğum bilgileri diğer sanatçılarla paylaşmaya hazır gibi hissettim.


Onun için benim planım bir ressam bir sanatçı olarak daha da ilerleyip seyircilerimle daha çok iletişimde kalmak. O yüzden sergilere ve fuarlara katılmaya açığım.


Sanatçı Resmi Web sitesi: www.yuliaalizade.com

Sanatçı Instagram: @artist.alizade

104 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comentarios


bottom of page